“Dijital Gürültü”
YAZAR/BURAK BUDAK

Zihnimizdeki gerekli,gereksiz bilgi kalabalığı: Bilgi mi İstifliyoruz, Çöp Mü?
Son yıllarda hepimizin ortak bir hastalığı var: “Kaçırma Korkusu” (FOMO). Sabah gözümüzü açar açmaz telefonun ekranına düşen o sonsuz kaydırma döngüsüne giriyoruz. Peki, gün sonunda elimizde ne kalıyor?
Bir yanda dünyanın öbür ucundaki bir felaket haberi, diğer yanda “en iyi 10 kahve mekanı” listesi; hemen altında bir siyasetçinin sert açıklaması ve onun bir tık uzağında dans eden bir kedi videosu… Zihnimiz, birbirine teğet bile geçmeyen bu devasa veri yığını altında adeta can çekişiyor.
Bilgi Değil, Gürültü Maruziyeti
Eskiden bilgiye “ulaşılırdı”. Bir kütüphaneye gidilir, bir gazete baştan sona okunur ya da bir radyo programında kelimelerin tadına varılırdı. Şimdi ise bilgi bize “saldırıyor”. İstemediğimiz reklamlar, doğruluğu teyit edilmemiş iddialar ve ruhumuzu yoran polemikler… Bu bir bilgi paylaşımı değil, düpedüz bir dijital gürültü.
Seçici Olmak Bir Tercih Değil, Zorunluluktur
Bu kirliliğin içinde boğulmamak için tek bir çaremiz var: Zihinsel Hijyen. Her habere tıklamamak, her tartışmaya dahil olmamak ve en önemlisi; ekranı kapatıp kendi iç sesimizi duyabileceğimiz o sessiz boşlukları yaratmak. Unutmayalım ki; her şeyi bilmeye çalışırken, aslında en önemli şeyi, yani kendimizi ve huzurumuzu ıskalıyoruz.
Kelimelerin ağırlığının, ekranın ışığından daha kıymetli olduğu günlere dönmek dileğiyle…


